Sigorta Sektöründe Şube Açmak Sigorta Sektöründe Şube Açmak
Bize Ulaşın
  • Anasayfa
  • blog
  • haberler
  • Segem
  • rehber
  • başvuru
  • 11 Temmuz 2024

Anlayamazsınız!

 

 

“tek suçları, karanlık bir duvara bakan penceresinden, güneşli hayaller gören ve anlatan çocuklar olmalarıydı. Onların ne çektiğini asla anlayamazsınız!”

Tek niyetimiz fark edilmekti oysa ki! Ne kral olmak ne de kralcı. Bir olduk gençtik ve inanın bilmiyorduk varlığımızın bu kadar rahatsızlık vereceğini. 3 yıl geçti aradan. Artık yaşlı ve yorgun bir çınarın kömürleşmiş kökleri gibi yorgunuz. Çıra gibi yanamadık belki ama kömür gibi kor olduk bu süreçte. Hayatın bize öğrettikleri vahiy ağırlığıyla çöktü üstümüze. Yadırgandık, ötekileştik, başı ezilmek istendik belki de hiç var olmamamız gerekirdi bu dünyada. Tel tel dökülmek için beklenildik. Bir bir dağılmak, bölünmek için belki de. Ne yaparsak yapalım, ne söylersek söyleyelim, dinlenilemedik, söyletilemedik, anlaşılamadık.

Niyetimiz sorgulandı, akıbetimiz sorgulandı. Yine de bir sonuca varılamadı. Araf’ta kalmış bir ruh gibi savrulduk rüzgarın bizi götürdüğü yere. Hasta oldu annemiz, Gidemedik. Cenazemiz vardı, Yas tutamadık. Kusura bakmadı dostlarımız, ailemiz; o sırada tescilli bir şubemizin teknik personeline alçakça kurulmuş bir tuzağın pisliklerini temizlemeye çalışmakla meşguldük, ekranlarımızı kapatmış bir sigorta şirketinde. Belki 50-60 kişi kadardık ama toplasan ömrünün sonbaharında bir dedenin yaşama umudu kadar umut kalmıştı gözlerimizde. Tek çaremiz gitmekti. Memleketin en uç noktasına kadar arşınlamak. Çalışmak ama sadece çalışmak. Uzun soğuk gecelerde arabada yatmaktı, iftarı Adana’da yapıp, Sahura İzmir’e yetişmekti niyetimiz.

Takdirname verilmesine gerek yoktu, hepimiz okumuş çocuklardık, yeterince takdirname biriktirmiş bir nesil olduğumuzu anlayamadılar. Sonuçta başarı için yaşayan insanlardan çok, para için yaşayan insanlar seviliyordu bu dünyada, sevilme şansımızın olmadığını daha ilk günden hissetmiştik, o ilk şubeyi açtığımızda aldığımız şikayetten.

Biz çok yanlış şeyler yaptık; müşterinin ayağına gittik örneğin, dışarı çıktık, stand kurduk, broşür dağıttık, bu iş kasko trafikle dönmez dedik, konut sattık ve şirketlerin çok sevdiği o ferdi kazaları. Dünyayı çok merak ediyorduk. Dünyanın üretimini yaptık bir Küba seyahatine. Gözümüzde çok para yoktu bizim, bizler yanlış insanlardık.  Müşteri başına poliçe ortalamamızın 2,2’yi geçtiği o kara günde yargısız infaza uğradık. İncelemeye alındık, sürüncemeye alındık. Daha savunmamız alınmadan ifademiz yazılmıştı. Cezamız kesilmiş ömrümüz biçilmişti. Darağacına yaklaşan mahkum gibi hüküm okundu yüzümüze. Suçumuz kanuna ve nizama uygun şekilde Türkiye çapında örgütlenmiş bir girişime yardım ve yataklık etmekti. Bu kadar yıllık sigortacı ağabeylerimiz, ablalarımız dururken hem de. Terbiyesizin, hadsizin, başı bozuğun ordusu gibi ne demeye çıkıverdik birden böylesine…

Bizler hiç iyi bir şey yapmadık. Acenteler birleşmezse yok olurlar dedik, bunlar şubeci dediler. İnternet sigortacılığı yapmazsak sonumuz gelir dedik; bunlar internetci dediler. Trafik olmazsa müşteri olmaz dedik; arabacı dediler. Anonim ortaklıkta acentelik modeli dedik, borsacı dediler. Hasar prim fiyatla ilgilidir dedik, cahil dediler. Proje dedik, güldürme dediler. Türk’üz dedik, gavur dediler. Müslümanız dedik, yobaz dediler. Atatürkçüyüz dedik, faşist dediler. Diyarbakır’a şube açtık aracımıza kurşun yağdırdılar. Lice’de faşist, İzmir’de kürt, Trabzon’da Fenerbahçeli olduk. Bir gece yarısı uyandırıldık uykumuzdan. Korkuyu iliklerimize kadar hissettik hazineye yazdığınız her şikayette, TOBB’daki her incelemede. Sürekli misafirimizdi, SGK ve maliye. Bir gün yalnız bırakmadınız bizi hep hatırlattınız haddimizi.

Bizler doğuda kamyoncu, batıda talici, rüşvetçi ve ihaleci… Bizler kötünün en kötüsü, haramzadeler şahı ve çocukları korkutan öcüleriz… Bizler ötekinin ötekisi en beridekiler… Bizi siz nereye layık gördüyseniz bizler o olduk. Bizler bir olduk diye, örgüt olduk, mahkemeye çıktık. Aklansalar da iade-i itibara layık görülmeyenlerdendik. Bizler yanlışların yanlışı, sonun başlangıcıyız.  Şikayet konusuyuz, şikayet kutusuyuz…  Bizler incelemelerin hiç bitmediği bir diyarın sigortacıları. Kumpas kurulan, aşağılanan, hor görülen. Bizler, katli vacip, kellesi vurula, kahrolası sigorta…..’uz.

Ve yine bizler bize göre; “dünya yuvarlaktır” diyen Gallileo’yiz. “En El Hak!” diyen Hallac-ı Mansur’uz. Bizler yaşadığı dönemde anlaşılmayan bir ressam gibi sizlere sigortacılığı anlatıyoruz. Haddimizi aşa aşa, haykırıyoruz.  Masallarınıza o kadar kapılmışsınız ki; göremiyorsunuz katlettiğiniz evladınızı. Yarın belki biz göremeyeceğiz ama bir gün haklı olacağımızın inancındayız.  Yabancı acentelerin açtığı şubeleri, sigortacı kisvesiyle bankerlik yapanları, asıl görevi bankerlik olup sigorta da satanları ve o çok sevdiğiniz, trafik ve kasko sigortalarını internetten satan şirketleri kime şikayet edeceksiniz. Değişmediğiniz takdirde sizi sömürecek olan brokerlardan, plazalardan, şube kisvesiyle talilik yapan kuzu görünümlü kurtlardan kim kurtaracak sizi. O zaman bir SAİK bulabilecek misiniz? Ya da Hazine ve Oda bu rekabet ortamına dur diyebilecek mi? O zaman da “ben tekli acenteyim” diyebilecek misiniz? O zaman da gururla telefonunuzu acentesi olduğunuz sigorta şirketinin ismiyle açmaya devam edecek misiniz? Komisyonlarınız düştüğünde, bölünüp parçalanıp yönetildiğinizde, sizi birleştirebilecek bir Sigortashop travması bulabilecek misiniz? Bir günah keçiniz yine olacak mı? Yoksa yine her suçu yüklediğiniz sigorta şirketlerini mi karalayacaksınız? Göremeyecek misiniz yine gerçekleri? Karlılığın dostlukları katlettiği bu dünyada, bir dikili taş olsa da bizim hikâyemizi anlatsa o gözlerinde sımsıcak umutlar gördüğümüz genç sigortacılara.

Ve şunu yazsa son paragrafa; “tek suçları, karanlık bir duvara bakan penceresinden, güneşli hayaller gören ve anlatan çocuklar olmalarıydı. Onların ne çektiğini asla #anlayamazsınız!”

20 Şubat 2014

Önceki YazıSürdürülebilir Sigorta Şubesi açmak
Sonraki YazıMim Gökmen Sigorta’dan Geleneksel Yıl Sonu Toplantısı

Yorum Alanı Cancel Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Eklenenler

  • Ağustos 2026 Prim Üretimleri ve Sigort

    18 Eylül 2026

  • Satış Kanalları Bazında Ağustos 202

    17 Eylül 2026

  • Satış Kanalları Bazında Ağustos 202

    17 Eylül 2026

  • Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlar

    25 Ağustos 2026

  • Temmuz 2026 Prim Üretimleri ve Sigorta

    25 Ağustos 2026

Önemli Başlıklar

Nelere Dikkat Etmeli
İl Bazında Şubeler
Şube Olmanın Avantajları
SEGEM
Ticaret Odaları

Blog

  • Ağustos 2026 Prim Üretimleri ve Sigort

    Eyl 18, 2026

  • Satış Kanalları Bazında Ağustos 202

    Eyl 17, 2026

  • Satış Kanalları Bazında Ağustos 202

    Eyl 17, 2026

Haberler

  • Zorunlu Deprem Sigortası Genel Şartlar

    Ağu 25, 2026

  • TOBB Heyeti SEDDK’ı Ziyaret Etti

    Ağu 8, 2026

  • Trafik Sigortası Artış Oranları Bell

    Ağu 8, 2026

Segem

  • Teknik Personel Yeterlilik Sınavı Hazi

    Haz 2, 2026

  • Aktüerlik Sınavları Takvimi 2026

    Nis 14, 2026

  • Nis 10, 2026

Mevzuat

  • Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Yönet

    Haz 27, 2026

  • Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliği 2

    Şub 14, 2026

  • 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu

    Şub 17, 2025

Popüler Başlıklar

18 Eylül 2026 / Blog
17 Eylül 2026 / Blog
Satış Kanalları Bazında Ağustos 2026 Kasko Sigortası Prim üreti
17 Eylül 2026 / Blog
Satış Kanalları Bazında Ağustos 2026 Trafik Sigortası Prim üret

Subeacmak.com Sigorta sektörüne dair bilgilendirici makaleler, gündemdeki haberler ve mevzuatları size aktaran sigorta bilgilendirme platformudur.

İçeriklerimiz

  • blog
  • haberler
  • mevzuat
  • İçerik ekle
  • Bize ulaşın

Bize Ulaşın!

Telefon: +90 507 448 40 99
E-posta: info@subeacmak.com
Adres: Tuna Mah. Tiyatro Sokağı No:48/208 Karşıyaka, İzmir.

Copyright 2024 - Subeacmak.com
imunify-bot-check